Tarih: 18.01.2008 | Kategori:
Gençlik
SAĞ SOL ÇATIŞMASI YOK, ÜLKÜCÜ FAŞİST SALDIRILAR VAR!Bugün (18.01.2008, Cuma) Marmara Üniversite'sine bağlı olan ve Nişantaşı'nda bulunan İletişim Fakültesi'nde kanlı bir oyun bir kez daha sahnelendi.
Yaklaşık bir haftadır fakülte dışından okula gelerek Türk Kültür Kulübü isimli sahte bir öğrenci kulübü adı altında ırkçı, şoven propaganda yapamaya çalışan ülkücüler bugün ilerici öğrencilere yönelik planlı bir saldırı gerçekleştirdi. İlerici devrimci iletişim öğrencilerinin varlığı sonucu istedikleri oranda propaganda imkanı bulamayan ve okul içinde saldırı cesareti olmayan ülkücü çete elemanları okulun birkaç sokak ötesinde yürümekte olan ilerici öğrencilere silahlı bir pusu kurdu.
Bugün İletişim Fakültesi'nde yaşananlar bir çatışma değil, önceden askeri anlamda hazırlık yapmış olan bir grubun ellerinde kitap ve kalemden başka bir şey olmayan öğrencilere organize saldırısı şeklinde gelişmiştir. Saldırı ilerici devrimci öğrencilerin okula toplu olarak girmesinin ardından henüz okul dışında bulunan ikisi TÜM-İGD üyesi üç gencin sokakta kıstırılması yoluyla yapılmıştır. Kurulan pusuda faşistler yaklaşık 45-50 cm uzunluğunda döner bıçakları ve özel olarak hazırlanmış sopalar kullanmışlar ve sonuçta biri ağır olmak üzere üç genci yaralamışlardır. Yaralanan üyelerimizden birisinin kafasına döner bıçağıyla iki defa vurulmuş olup halen tedavi altında bulunmaktadır. Saldırının biçimi ve kullanılan silahlar ülkücü çetenin niyetini açıkça göstermektedir. Hedef cana kasttır!
Saldırganları iyi tanıyoruz!
İlerici öğrencilerin karşısına döner bıçaklarıyla çıkanlar bu cesareti kim veya kimlerden almaktadırlar? Okul bahçesinde açtıkları masada alenen Kürt-Türk düşmanlığını körükleyen şarkı ve marşlar çalan, kin ve nefret kusan ve tamamına yakını okul dışından getirilmiş bu grubu kim veya kimler himaye etmektedir?
Bizler elbete bu soruların yanıtını gayet iyi biliyoruz. Ülkücü gençlik adlı kukla örgütü oynatan kanlı elleri gayet iyi tanıyoruz. Aynı eller yurdumuzda yıllardır kanlı kirli operasyonlarla Kürt Türk çatışmasını körükleyenlerdir. Yine aynı eller iş isteyen, aş isteyen emekçilere zulmü, yoksulluğu reva görenlerdir. Ülkücüler kapitalizmin uşağı emperyalizmin ülkemizdeki piyonlarıdır.
Bunun içindir ki aynı piyonlar okullarımızın özleştirilmesine, paralı hale getirilmesine karşı düzenlenen eylemelere saldır(tıl)ır. Harçlar kaldırılsın, YÖK zulmü son bulsun diyen öğrencilerin karşısında yine satırlarıyla aynı çetenin zavallı elemanları sürülür. Üniversite gençliğinin barınma, ulaşım gibi en meşru haklarının savunulması için verilen mücadelelerin karşısında hep bu çete vardır.
Bir süredir İletişim Fakültesi öğrencileri önemli ve anlamlı bir sınav vermekte. İlerici öğrenciler en kutsal ve anlamlı haklardan olan eğitim ve öğrenim özgürlüğünü savunmak ve varlık sebebi en temel insani haklarını dahi yok etmek olan bu besleme sürüsüne karşı bilime, aydınılığa ve okullarına sahip çıkmaktadırlar.
Bilinmeli ki yıllardır türlü provokasyonlarla yıldırılamayan ilerici gençler geleneklerine ve ilkelerine bağlı olarak gericiliğin her türlüsüne karşı kararlı duruşlarını sürdürmeye devam edeceklerdir. Ancak bu saldırı bir kez daha bazı soruları ve gerçekleri gün yüzüne çıkartmıştır.
Soruyoruz!
Yıllardır uyduruk suçlamalarla ilerici öğrencilere haksız, hukuksuz disiplin cezaları veren Üniversite Rektörlüğü bu aleni provokasyona ve bu provokasyonun üniversite içindeki uygulayıcılarına karşı neden herhangi bir yaptırım uygulamamaktadır. Yoksa Üniversite Rektörlüğü de kendi öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen satırlı, döner bıçaklı bu saldırıları desteklemekte midir?
Soruyoruz!
Saatler öncesinden hazırlığı yapıldığı belirli olan böyle bir saldırıyı nasıl olmuş da, sadece on metre mesafe ötede duran, emniyet güçleri engellememiş; saldırganların elini kolunu sallaya sallaya kaçmasına göz yummuştur. Daha da vahimi saldıranlara müdahale etmesi gereken polis hangi yasal mevzuat gereği saldırıya uğramış öğrencileri tartaklayarak gözaltına almıştır. Yoksa, nihai görevi “kamu düzenini sağlamak” olan emniyet güçleri öğrencilere yönelik böylesi satırlı, döner bıçaklı saldırıları desteklemekte midir?
Çağrımızdır
Başta tüm ilerici devrimci kamuoyuna, ülkemizin aydınlık geleceğine inanan liseli, üniversiteli tüm öğrenci arkadaşlarımıza ve hep yanımızda olduğunu bildiğimiz analarımıza, babalarımıza, kardeşlerimize sesleniyoruz. Bu saldırı ilerici öğrencilere yönelik düzenlenmiş ilk saldırı değil. Ama saldırganların hevesini kursağında bırakmak elimizde! Yaşam ve eğitim hakkımıza kastetmiş bu faşist saldırganlığa karşı dayanışmamızı yükseltelim. Barış, özgürlük ve kardeşlik duygularının tek egemen güç olduğu bir Türkiye'yi el birliğiyle yaratalım. Faşist saldırganlığı ve planları boşa çıkartalım!
TÜM İLERİCİ GENÇLİK DERNEĞİ
GENEL MERKEZİ
Diğer Haberler
ÜSF öncesi kolektif pankart boyama ve resim sergisiGenç-Sen “Üniversiteler Sosyal Forumu” düzenliyor!ÜSF çalışmaları İÜ’de hız kazandıİTÜ şenliği özgürlüktürAnıyoruz!Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ölümsüzdür!Ankaralı liselilerden 1 Mayıs etkinliğiAnkara’da 1 Mayıs çalışmaları devam ediyorİÜ’den 1 Mayıs etkinliğiİlerici Gençlik çıktı!Mimar Sinan faşizme karşı ses veriyor




